I- GİRİŞ

Anonim şirket pay sahiplerinin, şirket ortağı olarak bekledikleri hususların başında şirketin kâr etmesi ve bu kârdan pay almaları gelmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)(1)’nun 509. maddesinin ikinci fıkrasına göre, anonim şirketlerde kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabilir. Bununla birlikte, şirketlerin genelde vergisel nedenlerle ve şirketin özkaynak gereksinimine dayalı olarak kâr dağıtımına gitmedikleri hallere sıklıkla rastlanılabilmektedir.

Kâr dağıtımı ile doğrudan ilişkili olan ve TTK’da düzenlenen yükümlülüklerden birisi ise anonim şirketlerce kanuni yedek akçe ayrılmasıdır. Kanuni yedek akçenin olağan kaynağı şirketin elde ettiği kârdır. Ancak, kâr dağıtımına gitmeyen şirketler, kânuni yedek akçe ayrımı hususunda tereddüt yaşayabilmektedir. Bu çalışmada, kâr dağıtımına gitmeyen anonim şirketlerde kanunî yedek akçe ayrımı yapılıp yapılmayacağı hususu üzerinde durulacaktır.

II- KÂR DAĞITIMININ YAPILMAMASI HALİNDE KANUNÎ YEDEK AKÇE AYRILIP AYRILMAYACAĞI HUSUSU

Kanuni yedek akçeler, TTK’nın 519 ile 520. maddelerde, genel kanunî yedek akçe ile şirketin iktisap ettiği kendi pay senetleri için ayırdığı yedek akçe olmak üzere iki ayrı başlık altında düzenlenmiştir. TTK’nın “Genel Kanuni Yedek Akçe kenar başlıklı 519. maddesine göre;

- Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanunî yedek akçeye ayrılır.

- Bu sınıra ulaşıldıktan sonra da;

a) Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı;

b) Iskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların yerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşülmesinden sonra kalan kısmı;

c) Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde 10’u

genel kanunî yedek akçeye eklenir.

TTK ile getirilen bu düzenlemenin istisnası özel kanunlara tabi olan şirketlerdir. Özel kanunlara tabi olan anonim şirketler kanuni yedek akçe ayrımı konusunda kendi özel mevzuatlarına göre hareket ederler. Holding şirketler ise II. tertip KYA ayırmakla yükümlü değildirler. Yani, holding şirketler I. tertip KYA tutarı ödenmiş sermayelerinin % 20’sini geçtikten sonra, ne I. tertip KYA ne de II. Tertip KYA ayırmak zorunda değildirler. Genel kurulun kâr dağıtım kararı almış olması bu sonucu etkilememektedir.

Bu itibarla, anonim şirketin, yıllık kârının % 5’ini ödenmiş sermayesinin % 20’sini buluncaya kadar genel kanunî yedek akçe, diğer bir deyişle, I. Tertip kanunî yedek akçe (KYA), olarak ayırması gerekir. Böylece, Kanun, I. Tertip KYA(2) ayrımı için iki koşulun varlığını aramıştır. Bunlardan birincisi, şirketin yıllık kâr elde etmiş olmasıdır. İkinci koşul ise, kanuni tavanın, yani ödenmiş esas sermayenin % 20’sinin veya esas sözleşme ile belirlenmiş daha yüksek haddinin aşılmamış olmasıdır. TTK’da I. tertip KYA ayrımı için bu iki koşul dışında bir şart öngörülmemiştir. Bu nedenle, anonim şirket genel kurulu kâr dağıtımına karar vermemiş olsa dahi, I. Tertip KYA ayrılır. Yani, I. Tertip KYA ayrımı ile kâr dağıtımı arasında herhangi bir bağ bulunmamaktadır. Uygulamada, bazı şirketler bu ayrımı yapmadıklarından, zaman zaman kârın sermaye artırımında kullanılmasında, ayrılması ve şirket hesaplarında sermayeden ayrı olarak takip edilmesi gereken I. Tertip kanuni yedek akçeler de sermayeye eklenmiş olmaktadır ki, bu da TTK’nın söz konusu emredici hükmünün ihlali anlamına gelmektedir.

Konuyu ikinci ayrım bakımından incelediğimizde ise farklı bir sonuca ulaşmaktayız. TTK’nın 519. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendi gereği, I. tertip KYA ayrımı neticesinde kanuni tavana ulaşılsa ve ayrım zorunluluğu ortadan kalksa dahi, yıllık kârdan, I. Tertip KYA’dan başka pay sahiplerine % 5 kâr payı ödendikten sonra, pay sahipleriyle kârdan pay alacak diğer kişilere dağıtılacak toplam tutarın % 10’u –yani, onda biri- II. Tertip KYA olarak ayrılarak I.tertip KYA’ya –Yasa’daki tanımıyla genel kanuni yedek akçeye- ilave edilmesi gerekir (TTK md. 519/f.2.c).

Kanun, I. Tertip KYA ayrımı için bir tavan belirlediği halde, II. tertip KYA için bir sınırlama getirmemektedir. Bu itibarla, II. tertip KYA’nın kâr dağıtımına gidildikçe ayrılması gerekir. Ancak, bu zorunluluk, dağıtılacak kârın, I. Tertip KYA ayrımından sonra kalan yıllık kârın % 5’ini aşması halinde geçerlidir. Diğer bir deyişle, yıllık kârdan I. Tertip KYA ayrıldıktan sonra, kalan bakiyenin % 5’i aşan oranda kâr dağıtımına gidilmesi durumunda, bunun % 5’i I. temettü olarak pay sahiplerine ödenir ve bu temettü ikinci tertip kanuni akçe hesabında dikkate alınmaz. Dolayısıyla, şirket yıllık kâr elde etmiş olsa dahi, genel kurulca kâr dağıtımı kararı alınmamış ise, II. Tertip KYA ayrımı yapılamaz. Bu ayrım, ancak genel kurulun kâr dağıtımına karar vermesi durumunda yerine getirilir.

III- ÖZET VE SONUÇ

Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketlerde, yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanunî yedek akçeye ayrılır. Şirket genel kurulunun kârı dağıtma yönünde karar almaması, bu yasal zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, anonim şirket genel kurulu kâr dağıtımına karar vermemiş olsa dahi, I. tertip kanunî yedek akçenin ayrılması gerekir.

TTK’ya göre, I. tertip KYA ayrımı neticesinde kanuni tavana ulaşılsa ve ayrım zorunluluğu ortadan kalksa dahi, yıllık kârdan, I. Tertip KYA’dan başka pay sahiplerine % 5 kâr payı ödendikten sonra, pay sahipleriyle kârdan pay alacak diğer kişilere dağıtılacak toplam tutarın %10’u II. Tertip KYA olarak ayrılarak genel kanuni yedek akçeye ilave edilir. Yani, ikinci ayrım için, kâr dağıtımına gidilmesi koşulu aranır. Dolayısıyla, şirket yıllık kâr elde etmiş olsa dahi, genel kurulca kâr dağıtımı kararı alınmamış ise, II. Tertip KYA ayrımı yapılamaz. Bu ayrım, ancak genel kurulun kâr dağıtımına karar vermesi durumunda yerine getirilir. Uygulamada, bazı şirketler bu ayrımı yapmadıklarından, kârın sermayeye ilavesinde, ayrılması ve sermayeden ayrı olarak şirket hesaplarında yer alması gereken I. Tertip kanuni yedek akçeler de sermayeye eklenmektedir. Bu husus, TTK’nın emredici hükmünün ihlali anlamına geldiğinden, anonim şirketlerde kâr dağıtımı ile yedek akçe ayrımı arasındaki ilişkinin dikkate alınması ve yıllık kâr elde edildiyse I. tertip KYA’nın muhakkak ayrılması önem arz etmektedir.


Yazar: Soner ALTAŞ*

Yaklaşım / Kasım 2015 / Sayı: 275

*           Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

(·)         Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurum’u bağlamaz.

(1)         6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çalışmamızda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için “TTK” kısaltması kullanılmıştır.

(2)         Türk Ticaret Kanunu’nda bu yönde bir ayrım bulunmamakla birlikte, Vergi mevzuatı ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde kanuni yedek akçeler, I. tertip ve II. tertip kanuni yedek akçe (yasal yedek akçe de denilmektedir) olmak üzere ikiye ayrılmış ve uygulamada da bu ayrım genel kabul görmüştür.

Aşağıdaki makaleler de ilginizi çekebilir